Turkish Prime Minister Goes Nationalist

During the past several years, the Justice and Development Party(AKP)of Turkey has attempted to reform the government and work to bring the nation up to a level that would lead to entry into the European Union. However, amid charges of corruption and stagnating reform, Prime Minister Recep Erdogan is wrapping himself in the flag of nationalism and forming an alliance with the secular military which opposes his brand of Muslim government. A key point in Turkish reform was integrating its Kurdish minority, but the Erdogan government is taking an increasingly hostile approach to reconciliation efforts. Last week, the public prosecutor urged that six Kurdish youths between the ages of 13 to 16 be sentenced to 58 years in jail for throwing stones at police officers. The governor blamed their behavior on “terrorist parents” and cancelled their claims for pensions.

Erdogan had promised a new beginning in dealing with the Kurdish problem, but is now retreating into the military approach that only force will end dissent. In a recent speech to a Kurdish audience, Erodgan said:’One nation, one flag, one country” and anyone who doesn’t like it can leave it. Erdogan has even come down hard on journalists who attempt to present a balanced view about the Kurdish situation. If Erdogan continues on this path, he will discover he can take Turkey and keep it, but the European Union will not accept its membership.

  • joe

    turkiyenin icinde bulundugu bu siyasi durum hakkinda gercekten yazilarina fikirlerine deger verdigim yazarlar var, zaman zaman cok guzel noktalari yakalayip paylasiyorlar bizimle sagolsunlar, yalniz bir nokta varki, o nokta dokunulmaz bi nokta, ama butun sorunlarin kaynaklandigi en onemli nokta, dokunmaya cesaret edilemeyen bir nokta. yani olum kalim secenegi gibi bir sey.
    ne o nokta? “Turkiye”. dur noktasi. orda dur. iste orda duramiyorsun, yuzlerce farkli etnik irklarin bir arada yasadigi topraklarda avrupa ulkelerine ozenip bir ulus devleti kurmak ve kanunlariyla her etnik grubun soyunu, kulturunu, dilini, inancini ve ozgurlugunu, birilerinin belirledigi bir cerceve icine alip, birilerinin uygun gordugu bir cizelgede bunu insanlara zorla dayatmak, ve adinada Turk demek. milyonlarca cocuga daha ilk okulda siraya girip bayrak karsinda egitimden once her gun “Turkum” dedirtmek. ya turk degilsen?, mecburen o cumleyi kullanmak zorunda olmanin insana verdigi o aciyi , okisinin kendini nasil assagilanmis degersiz biri olarak gormesine, yureginde bir damla vicdan olan bir insan hosgorebilirmi?, daha sonra, zaten nufusun buyuk bir cogunlugu ilk okul bile okumamis bir topluma, kendi kafalarina gore kimlik verip, sen busun demek. hangi insan haklarina, ozgurlugune kabul gelir bir uygulamadir. daha sonra, Anayasa diye bir hukuk kanunlari koyup, bu ulkede yasayan her insan turktur. demek. Daha sonrasi, binlerce yil o topraklarda emek vermis etnik guruplara ait olan her manevi degeri ellerinden calip, basina turk ekleyip kendi maliymis gibi tarih kitaplarina . Turk muzigi, Turk mutfagi, Turk zanaatlari, Turk kulturu, Turk mimarisi, vs. vs.. diye dayatmak. ve bugun 70 milyona dayanan nufusu olan bir toplumu 90 yil boyunca bu sekilde programlamak. Gercekten olagan ustu bir basari. ama, oylemi? gercekten oylemi? Anadoluda, zoraki Turk diye adlandirilan bu toplumun icinde, 1071 den bu gune kadar, ne topraklarina, ne kulturune, ne mimari yapilarina, ne muzigine, ne el sanatlarina, kisacasi insanlik adina yapilan hic bir seyin altina imzasini atamamis, Savasciliktan baska bir meslek edinmemis, Orta asyandan batiya dogru ilk adimi attigi gunden bugune kan dokmekten baska hic bir yapamayan bu toplum, simdi demokracy, halklarin kardesligi, esitlik senaryosunu oynamaya calsiyor. bu imkansiz degil, gercekten halklarin kardesliginin ve esitliginin saglanmasi mumkundur. ama, iste amasi var, gelelim isin can alici noktasina, o ulkenin ismi turkiye oldugu surece bu imkansizdir………………………..